Proteinlerin Sindirimi
15 Mayıs 2024

Proteinlerin Sindirimi

Proteinlerin sindirilmesi, Proteinler vücuda besin yolu ile alınmaktadır. Proteinlerin sindirimi ise mide ve ince bağırsakta gerçekleşmektedir. Proteinler canlı sistemlerde meydana getirilmiş olan organik makro moleküllerdir. Amino asitler yapı monomerlerinden meydana gelmektedir. Amino asitler hücrenin orgenerali olan ribozomlarda mRNA'daki genetik kodlara göre uç uça peptit bağları ile bağlanmak sureti ile proteinleri oluşturmaktadırlar. Oluşan polipeptitler (Amino asit zincirleri) sonrasında katlanarak özgün formlarını oluşturmaktadırlar. Proteinlerin sindirilmesinin temel amacı, bu katlanma ve bağları ortadan kaldırarak proteinlerin yapı taşı olan amino asitlere dönüştürmektir. Proteinler ancak sindirim ile yapı taşlarına ayrıldıktan sonra canlı metabolizmasının kullanımına katılabilmektedir.

Proteinlerin vücutta sindirimi nasıl olmaktadır?

Beslenme yolu ile vücudumuza almış olduğumuz proteinler ilk olarak mideye ulaşırlar. Mideye ulaşan proteinler gastrin hormonunun salgılanmasını başlatırlar. Gastrin hormonunun etkisi ile mide pepsinojen ve hidroklorik asit salgılamaktadır. Bu durumda midenin pH değeri düşerek midenin iç sıvısında asitlik ortamı artar. Düşmüş haldeki pH değeri, antiseptik bir etki yaratarak besinler ile alınmış olan birçok mikroorganizmanın ölümüne yol açmaktadır ve canlılar bu sistem ile bakteri ve mikroorganizmalardan korunurlar. Bu asidik ortamda bulunan proteinler, denatürasyona uğrayarak özgün yapılarını kaybederek amino asit zincirleri haline gelmektedirler. Bu sayede sindirim enzimleri de daha rahat bir şekilde peptit bağlarına etki edebilmektedir. Sonrasında ise bu düşük pH değerine sahip sıvı bulunmakta olan inaktif pepsinojen otokataliz sonucunda aktif bir form olan pepsine dönüşmektedir. Aktif pepsinin görevi, mide içerisindeki proteinleri parçalamaktır. Pepsinin etkisiyle kısa kısa peptit parçalarına ayrılan proteinler, midenin içeriği ile ince bağırsaklara aktarılmaktadır.

Midenin iç ortamı düşük pH değerine yani asidik özelliğe sahip iken, ince bağırsakların iç ortamları ise bazik bir özelliğe yani yüksek pH değerine sahiptir. Mide içeriğinin pH değeri düşük olduğundan, ince bağırsaklara ulaştığında pH değerinin yüksek olması gerekir, oniki parmak bağırsağı tarafından salgılanmış olan sekretin hormonu pankreas bezine uyarı göndererek pankreastan ince bağırsaklara bikarbonat iyonları aktarılmaktadır. Bikarbonat iyonları ise pH değerini 7-8 arasında bir değere yükseltirler. Kısa peptit parçalarına ayrılmış olan proteinler pH değerinin yükselmesi ile tekrar katlanmaya başlayınca ince bağırsaklardan kolesistokinin hormonu salgılanmaya başlar. Bu hormon pankreas bezini uyararak, pH değeri aşağı yukarı 7 olan sindirim enzimlerinin pankreastan ince bağırsağa aktarılmasını sağlar. Pankreastan ince bağırsağa aktarılan bu enzimler inaktif tripsinojen, kimotripsinojen, prokarboksipeptidaz adındaki enzimlerdir. İnce bağırsakta aminopeptidaz enzimi salgılar. Yine incebağırsaktan salgılanmakta olan enterokinaz enzimi inaktif formda bulunan tripsinojeni aktif bir form olan tripsine dönüştürmektedir. Tripsinin görevi ise diğer enzimleri aktifleştirmektir. Sonrasın da ise ince bağırsakta bulunan kısa polipeptit zincirleri halindeki proteinler bu enzimler tarafından yapıtaşlarına ayrılmaktadır. Tripsin enzimi amino asit zincirlerini arjinin ve lizin adı verilen amino asitlerin bulunduğu noktalardan kesmeye başlamaktadır. Kimotripsin ise triptofan fenilalanin ve tirozin amino asitlerinin bulunmuş olduğu noktalardan polipeptit zinzirlerini kesmektedir. Karboksipeptidaz proteinlerin karboksil ucundan, aminopeptidaz amino ucundan başlamak sureti ile proteinleri amino asitlere ayrıştırmaktadır. Bu şekilde sindirimi gerçekleşen proteinler artık bu ieşlmlerden sonra asit olarak ince bağırsağa geçmektedirler. İnce bağırsaktan salgılanan diğer enzimler yardımıyla geriye kalan amino asitlere parçalanırlar. Amino asitlere parçalanmış olan proteinler ince bağırsaktan emilmek suretiyle kan aracılığı ile karaciğere taşınırlar. Protein sindirimi bu şekilde tamamlanmış olur.

Proteinlerin Sindirimi Yorumları

soru

Engin

15 Nisan 2024 Pazartesi

Ben vücut geliştirme sporuna başladım. Bu spor sayeainde kendime güvenim ve duruşum değişti. Ben bu sporla beraber beslenme şeklimize değiştirdim gün içerisinde protein ağırlıklı beslenip, sporcu proteini takviyesinde alıyorum. Aldığım profein tozu kana sekiz dakikada karışırken Esin’in erler neden kana daha geç karışıyor? Doğal protein sindirimi neden yavaş oluyor?

Cevap yaz
cevap

Admin

15 Nisan 2024 Pazartesi

Merhaba Engin Bey,

Vücut geliştirme sporuna başlamanız ve bu süreçte kendinize olan güveninizin artması gerçekten harika bir gelişme. Doğal proteinlerin sindiriminin daha yavaş olmasının nedeni, bu proteinlerin kompleks yapılarının vücut tarafından parçalanmasının daha uzun sürmesidir. Doğal proteinler, amino asit zincirleri ve çeşitli besin bileşenleri içerir. Bu nedenle sindirim sisteminizin bu proteinleri ayrıştırıp kana karışmasını sağlaması daha uzun zaman alır. Sporcu protein tozları ise genellikle hidrolize edilmiş ya da izole edilmiş proteinler içerir. Bu proteinler, sindirimi kolaylaştırmak için önceden parçalanmış ya da saflaştırılmış olduğundan, vücudunuz bu proteinleri daha hızlı emebilir. Bu yüzden protein tozları kana daha hızlı karışır.

Yorum Yap

şifre

Çok Okunanlar

Popüler İçerikler

Saf Protein Nedir?

Saf Protein Nedir?

Haber Bülteni

Popüler İçerik

Protein Tozu Kullanımı ve Faydaları Nelerdir?

Protein Tozu Kullanımı ve Faydaları Nelerdir?

Amino Asit Mi Protein Tozu Mu?

Amino Asit Mi Protein Tozu Mu?

Gebelikte İdrarda Protein Çıkması Belirtileri

Gebelikte İdrarda Protein Çıkması Belirtileri

Protein İlaçları Kullanımı ve Faydaları Nelerdir?

Protein İlaçları Kullanımı ve Faydaları Nelerdir?

Protein Kaynakları Nelerdir?

Protein Kaynakları Nelerdir?

Güncel

Kan Proteinleri Nedir ve Kaç Olmalıdır?

Kan Proteinleri Nedir ve Kaç Olmalıdır?

Güncel

Bulgur pilavının protein değerleri

Bulgur pilavının protein değerleri